Bir matematikçi ve istatistikçi olan Abraham Wald, 2. Dünya Savaşı sırasında savaş uçaklarıyla ilgili yaptığı incelemeler ve bunlara bağlı ortaya attığı Hayatta Kalma Önyargısı kavramıyla gündeme gelmiş bir kişiydi.
Çalışmalarında çatışmalardan geri dönen savaş uçaklarının durumlarını incelemiş ve onlarla ilgili analizler yaparak beklenenin tersi önerilerde bulunmuştu.
Önerilerinde, dönen uçakların en çok isabet alan yerlerine zırh eklenmesi yerine en az isabet alan kısımlarına daha güçlü zırh kaplanmasını düşüncesini paylaşmıştı. Çünkü o uçaklar çok isabet almış olsa bile bir şekilde hayatta kalıp dönebilmişlerdi. Aldıkları isabetler onlar için öldürücü değildi. Buna karşılık, dönemeyen uçakların muhtemelen diğer önemli kısımlardan (örneğin, motor, pervane, vb.) isabet almaları sonucu düştüklerini düşünüyordu. Dönen uçaklar ise o kısımlardan isabet almadıklarından dönmeyi başarmışlardı.
Koçluk Bakışı
Koçlukta müşteriler genellikle en çok sıkıntı yaşadıkları konuları gündeme getirme eğilimindedir. Tıpkı 2. Dünya Savaşı savaş uçakları gibi “en çok isabet aldıkları kısımları” zırhla kaplamaya meyillidirler. Hâlbuki onları hayatta tutan kısımlar hasar aldıkları ve onları öldürmeyen sıkıntıları (!) değil zaten sıkıntı yok diye düşündükleri diğer özellikleridir.
Hasarlı (!) kısımlar basit müdahalelerle kolayca düzeltilebilir. Buna karşılık, hasarsız ve onları hayatta tutan kısımların durumu belirsizdir. Onları kaplayan bir zırh var mı? Yoksa doğru noktaya alacakları basit bir isabetle bile düşecek uçak konumundalar? İşte buna bakmak en doğrusudur.
Asıl hayatta tutan kısımları güçlendirmek, doğru noktalara odaklanmak, yani güçlü ve kritik yanları çok daha güçlü hale getirmek, geliştirmek kişilere daha fazla destek ve fırsat sağlar. Kimi zaman daha fazla öne çıkarır.
Ünlü golfçü Tiger Woods genel anlamda golf tarihinin en büyük iki karakterinden birisidir. Modern dönem oyuncusu olsa bile eski efsane Jack Niclaus ile karşılaştırılmaktadır. Bu kadar önemli bir seviyede olan dünyanın en iyi golfçüsünün neredeyse tüm oyun alanlarında iyi olması gerekir diye düşünülür. Ama Tiger Woods golfte engel olarak konmuş kumlu alanlardaki atışlarında oldukça kötüdür, hatta o kısımlar göz önüne alındığında berbat bile denebilir. Kumlu alan atışlarındaki performansı berbat denecek düzeyde olsa bile, Tiger Woods o vuruşlarını geliştirmeye hiç odaklanmamıştır. Onun yerine kendisini en tepeye taşıyan özelliklerinden olan çimde en iyi vuruşları yapmaya odaklanmış ve çim vuruşlarını en iyi seviyede geliştirmiştir.
Koçluk Almayı Düşünen Müşteriler
Koçluk almayı düşünen müşteriler gelişimlerine odaklanmış ve kendine yatırım yapmak için girişimde bulunan kişilerdir. Eğer siz de koçluk almayı düşünüyorsanız tıpkı Tiger Woods gibi sizi zirveye çıkaracak yanlarınıza odaklanan bir süreç içine girmeyi düşünmelisiniz.
Abraham Wald’un uçakların en çok isabet alan kısımlarına odaklanmaması ile Tiger Woods’un kum vuruşlarını göz ardı etmesi yaklaşımı eşdeğerdir. Gelişimine odaklanan bir kişi olarak koçluk müşterileri de kendilerini iyi tanımalı, kendilerini zirvede tutan veya zirveye çıkaracak olan yönlerini bulup onların peşine düşmelidir. Tıpkı uçakların çok isabet alan kısımları gibi kendi çok sıkıntı yaşadıkları özelliklerini geri plana bırakmayı başarabilenler gerçek gelişim için konuları ve alanları bulmaya daha kolay yönelir.
Benim genel yaklaşımım, hiç koçluk almamış müşterilerin önce özüne dönüp kendini keşfetmesi ve bu sayede binanın temellerini sağlam atması yönündedir. Temeller sağlam atıldıktan sonra bina istendiği seviyede yükselebilir.
Koçluk Yaklaşımları
Müşteriler koçlara gelip başvurduğunda sıklıkla “yangın var” diyerek yangını söndürmesini beklemektedir. Hâlbuki kimi yangınlarda söndürmeye çalışmak hem gereksiz bir çaba hem de yanlış bir yöntem olabilir. Yangının kendi kendini bitirmesini beklemek de bir çözüm yöntemidir.
Bazen önce gerçekten yangını söndürmek gerekir ki ortalık durulsun ve etrafı sakince görüp hareket edilebilsin. Ama bazı zamanlarda sadece yangını izole etmek kendini söndürmesini beklemek de seçilebilir. Öyle durumda yangın yeri gözlem altında tutulur ve sönmesi beklenir. Ama diğer yandan hayatın doğal akışı da sürdürülür, çünkü diğer kısımlar etkileyen bir durum yoktur.
Koçlukta da benzer yaklaşımlar uygulanarak ilerlenir. Kimi zaman müşterinin sıkıntısı hızlıca sonuca bağlanıp diğer alanların rahat görülmesi sağlanır ve öyle ilerlenir. Kimi zaman ise o sıkıntılı kısım kendi haline bırakılırken paralelde temellere ve diğer gelişim alanlarına odaklanılır.
Durum ve yaklaşım müşteriye, olaya, konuya bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Ama hangisi olursa olsun koçun asıl koçluk yaklaşımı yangına (sıkıntıya/konuya) değil müşterinin kendisine ve asıl gelişimine yönelecek şekilde olur, olmalıdır.
Siz neyi seçersiniz?
İster Abraham Wald’un uçaklarına takmayı tercih ettiği zırhlar, ister Tiger Woods’un geliştirmeyi seçtiği vuruş teknikleri olsun, odağını doğru bir yere vermek önemlidir. Sıkıntılarınıza mı, yoksa sizi zirveye taşıyabilecek özelliklerinize mi odaklanacağınız sizin seçiminizdir. Şunu da akılda tutmak gerekir ki herkes dünyanın en iyisi olamaz. Kişisel zirve değişkendir. O zirve kişinin var olan potansiyeli en iyi ortaya koyabileceği noktadır. Zaten temelde içten içe ulaşılmak istenen şey tam da o noktadır.
Doğru koç ve uygun koçluk yaklaşımı sizi kişisel zirvenize taşımakta en faydalı araç ve yardımcıdır. Koçluğa yapacağınız yatırım kendinize yapacağınız en değerli yatırımlardan biridir.
Artık neye odaklanmanız gerektiğini biliyorsunuz. Bundan sonra seçim sizin…
Koçlukla kalın.
Köksal Gürkan
Profesyonel Koç, Eğitmen, PMP

